16.07.2026
CHP'li Erbay, Türkiye’deki aşı karşıtlığına ve aşılamanın yetersizliğine dikkat çekti. Sağlık Bakanlığının pek çok hedefine ulaşamadığını kaydeden Erbay, artan aşısız nüfusun salgın riskini artırdığını vurgulayarak, "Olabilecek salgınların sorumlusu Sağlık Bakanlığıdır" dedi.
CHP Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay, Türkiye'nin sağlık sisteminde yaşanan derin krizleri ve yapısal sorunları değerlendirdi. Sağlık Bakanlığının faaliyet raporları ile güncel OECD verileri üzerinden kıyaslamalar paylaşan Erbay; artan aşı karşıtlığından hekim göçüne, yetersiz personel sayısından koruyucu sağlık hizmetlerinin ihmal edilmesine kadar pek çok konuda iktidara eleştiri yöneltti.
“BAŞARI HASTA SAYISIYLA DEĞİL HİZMET KALİTESİYLE DEĞERLENDİRİLİR”
Ali Rıza Erbay, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun her gün 3 milyon vatandaşa, her yıl 3 milyon yabancı hastaya sağlık hizmeti verildiğine ilişkin açıklamasına dikkat çekti. Hekimlerin kısa muayene süreleri, yoğun nöbetler ve artan iş yükü altında görev yaptığı bir sistemde sağlık hizmetinin çok da kaliteli olamayacağını vurgulayan Erbay, “Asıl tartışılması gereken, hizmetin niceliği değil niteliğidir. Bir sağlık sisteminin başarısı yalnızca hizmet verilen hasta sayısıyla değil sağlık çıktıları, insan gücü ve hizmet kalitesiyle değerlendirilir” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’DE BİN KİŞİYE 2,3 HEMŞİRE DÜŞÜYOR
OECD 2024 verileri üzerinden Türkiye’deki sağlık sistemini değerlendiren Ali Rıza Erbay, hekim sayısının OECD ortalamasında bin kişiye 3,7 iken Türkiye’de bu sayının 2,3 hekim olduğunu belirtti. Erbay şu kıyaslamayı yaptı:
“Hemşire sayısı bin kişiye 9,8 iken Türkiye’de bu sayı 3,8 hemşiredir. Kişi başına yıllık hekim başvurusu OECD ortalaması yaklaşık 6 ziyaret iken, Türkiye’de bu sayı 10 ziyaretin üzerindedir. Yani Türk hekimleri OECD ortalamasındaki birçok meslektaşına göre çok daha fazla hasta görmek zorundadır. Doğuşta beklenen yaşam süresi OECD ortalaması yaklaşık 81 yıl, Türkiye’de ise yaklaşık 78,3 yıldır. Türkiye sağlık hizmet kalitesiyle ilişkili birçok göstergede OECD’nin önde gelen ülkelerinin gerisinde kalmaktadır."
“GERÇEKTEN EN İYİSİ BİZSEK HEKİMLER NEDEN GİDİYOR?”
Ali Rıza Erbay, Türkiye’nin dünyanın en iyi sağlık sistemine sahip ülkesi olduğunu söyleyen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na Türk Tabipleri Birliği verileri ile cevap verdi. Yurt dışında çalışabilmek için “İyi Hal Belgesi” alan hekimlerin sayısının son yıllarda binlerle ifade edildiğini aktaran Erbay, “2024 yılında 2 bin 692 hekim bu belgeyi aldı. Bu belge tek başına göçün gerçekleştiğini kanıtlamasa da yurt dışında çalışma hazırlığının en önemli göstergelerinden biridir. Eğer bir sağlık sistemi gerçekten dünyanın en iyisi olarak tanımlanıyorsa, şu sorunun da yanıtlanması gerekir. Neden her yıl binlerce hekim başka ülkelerde mesleğini sürdürmek için başvuruda bulunuyor” dedi.
SOLUNUM SİSTEMİ KAYNAKLI ÖLÜMLERDE CİDDİ ARTIŞ VAR
Türkiye’nin koruyucu sağlık hizmetler noktasında yetersiz kaldığına dikkat çeken Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, sistemin daha çok tedavi edici hizmetler üzerine kurulu olduğunu belirtti. Türkiye’de kişi başına hekime başvuru sayısının yılda 10’un üzerinde olduğunu aktaran Erbay, “Bu oran OECD ülkeleri arasında en yüksekler arasındadır. Buna karşılık OECD ortalaması yaklaşık 6 başvurudur. Türkiye’de koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan pay, toplam sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 5’i düzeyindedir. OECD ülkelerinde bu oran ortalama yüzde 6–7 olup, koruyucu sağlık hizmetlerine daha fazla kaynak ayıran ülkelerde bu oran yüzde 10’un üzerine çıkabilmektedir. Öte yandan 20 yıllık ölüm nedenlerine baktığımızda solunum sistemi hastalıklarından ölümlerde çok ciddi bir artış var” ifadelerini kullandı.
ERİŞKİNLERİN YÜZDE OTUZU OBEZ
Ali Rıza Erbay, Türkiye’de yaygın görülen hastalıklara ilişkin de bir açıklama yaptı. Türkiye’de obezitenin erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 30’una ulaştığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"OECD ortalaması yaklaşık yüzde 19 civarındadır. Öte yandan 20 yıllık ölüm nedenlerine baktığımızda solunum sistemi hastalıklarından ölümlerde çok ciddi bir artış var. Sigaranın, tütünün yanı sıra hava kirliliği bu artışta önemli etmenlerden biridir ve AK Parti iktidarı, Sağlık Bakanlığı, Çevre Bakanlığı hava kirliliğini ciddiye alarak bunu önlemek üzerine bir planı hayata geçirebilmiş değil. Bulaşıcı hastalıklardan ölümler Avrupa'dan yüksek, Covid-19 pandemisi ile ilişkin ölümler ise Avrupa'nın iki katıdır."
“AŞISIZ NÜFUS ÇOĞALIYOR, HASTALIKLAR YENİDEN SALGINA DÖNÜŞÜYOR”
Tip 2 diyabet ve hipertansiyonun da Türkiye’de en çok görülen hastalıklardan olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ali Rıza Erbay, kalp damar hastalıkları gibi büyük ölçüde önlenebilir veya geciktirilebilir kronik hastalıkların sıklığının OECD ülkelerine kıyasla yüksek olduğunu da dile getirdi. Sağlık Bakanlığının hedeflerinin önemli bir bölümüne ulaşamadığını belirten Erbay açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bakanlığın faaliyet raporunda artan aşısız nüfusun kızamıktaki hedeflerinin tutturulamamasına gerekçe gösterilmesi, aşılama programındaki ciddi aksaklığı ortaya koymaktadır. Aşısız nüfusun çoğalması, aşıyla önlenebilir hastalıkların yeniden salgınlara dönüşme riskini artırmaktadır. Olabilecek salgınların sorumlusu Sağlık Bakanlığıdır, sorumluluğun gereğini yerine getirmelidir. Son günlerde aile hekimlerinden gelen kızamık bildirimleri ve boğmaca verileri bu tabloyu doğrulamaktadır. Resmî verilere göre 2000’li yılların en yüksek boğmaca vaka sayısı 2024’te kaydedilmiş, boğmaca nedeniyle çocuk ölümleri yaşanmıştır. Aşıyla büyük ölçüde önlenebilen bir hastalık nedeniyle tek bir çocuğun bile hayatını kaybetmesi asla kabul edilebilir bir durum değildir.”
“TEMEL HEDEFİMİZ SAĞLIK HİZMETİNİ GÜVENCE ALTINA ALMAK”
Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, son olarak CHP yönetiminde uygulayacakları sağlık politikalarına değinerek açıklamasını sonlandırdı. Katılımcı, şeffaf, hesap verebilir sağlık yönetiminin en önemli hedefleri arasında olduğunu söyleyerek şöyle devam etti:
“Koruyucuyu önleyici sağlık politikalarına öncelik verilerek basamaklandırılmış sağlık sistemi hayata geçireceğiz. Birinci basamak sağlık hizmetleri ve aile hekimliğini yeniden yapılandıracağız. Sağlık çalışanlarının özlük hakları ve çalışma koşullarını iyileştireceğiz. Randevu sorununu azaltacak planlamalar yapacağız. Şehir hastaneleri sözleşmelerini kamu yararı açısından yeniden gözden geçireceğiz. Sağlıkta şiddete karşı daha caydırıcı önlemler alacağız. Sağlığı temel bir insan hakkı olarak benimseyip, sağlık hizmetlerine erişimin önündeki engelleri kaldıracağız. Güçlü ve erişilebilir kamusal sağlık hizmetleri sayesinde yurttaşlarımızın özel sağlık sistemine mecbur bırakıldığı koşulları sona erdireceğiz. Sağlık en temel insan hakkıdır. Bu anlayış doğrultusunda, herkes için her yerde ve her zaman eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli sağlık hizmetini güvence altına almak temel hedefimiz olacak.”
07.03.2023
07.03.2023
23.01.2023
20.01.2023
05.12.2022
05.12.2022
05.12.2022