15.10.2026
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, zeytin ve narenciyede hasat dönemine düşük fiyatlar, yüksek maliyetler ve pazarlama sorunlarının damga vurduğunu söyledi. Üreticinin emeğini koruyacak alım, finansman ve ihracat politikaları isteyen Sarıbal, Amasya Şeker Fabrikası’nın üretiminin sürdürülmesi ve tarımda çalışan kadınların sosyal güvenceye kavuşturulması çağrısında bulundu.
Düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendiren Sarıbal, üretimin artmasının çiftçinin gelirine yansımadığını vurguladı. İktidarın ekonomi ve tarım politikalarını eleştiren Sarıbal, üreticinin içinde bulunduğu durumu “Ne kadar çok üretirseniz o kadar çok zarar edersiniz” sözleriyle anlattı.
“BASIN ÖZGÜR OLMALIDIR”
Konuşmasına basın emekçilerini selamlayarak başlayan Sarıbal, yurttaşların doğru haber alma hakkının özgür ve bağımsız basınla korunabileceğini belirtti. Basının siyasi ve ekonomik baskılardan uzak çalışması gerektiğini vurgulayan Sarıbal, susturulan, kapatılan ve el konulan basın kuruluşlarına ilişkin şunları söyledi:
“Basın özgür olmalıdır. Basın susturulmamalıdır. Basın yayın kuruluşları asla kapatılmamalıdır.”
“ÖNCE İNSANINIZIN YAŞAM HAKKINI SAĞLAMAK ZORUNDASINIZ”
İstanbul ve Marmara’daki yoğun yağışların ardından yaşananlara değinen Sarıbal, doğa olaylarının can kayıplarına yol açmasında yanlış kentleşmenin, dere yataklarının yapılaşmaya açılmasının ve toprağın betonla kaplanmasının belirleyici olduğunu söyledi.
Maltepe’de çöken binayı da hatırlatan Sarıbal, güvenli yapılaşma, bilimsel planlama ve denetim sorumluluğuna işaret etti. Merkezi yönetim, AFAD, ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Sarıbal, “Önce insanınızın yaşam hakkını sağlamak zorundasınız” dedi.
Bölgesel kalkınmanın ve kırsalda yaşamın desteklenmesinin önemini vurgulayan Sarıbal, insanların büyük kentlere yığıldığı ekonomik düzenin de sorgulanması gerektiğini ifade etti.
KADIN ÇİFTÇİLER İÇİN SOSYAL GÜVENCE ÇAĞRISI
15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla tarımda çalışan kadınların sorunlarını gündeme getiren Sarıbal, kadınların ekimden çapaya, hasattan ürünün pazara hazırlanmasına kadar üretimin her aşamasında emek verdiğini söyledi.
Kadınların bu emeğine rağmen mülkiyet, temsil, gelir ve sosyal güvenlik haklarında eşitsizliklerle karşılaştığını belirten Sarıbal, CHP’nin bu konudaki taahhüdünü yineledi:
“Tarımda çalışan, tarımda üretim yapan kadınlarımızın sigortalı olacağını, sigorta primlerinin devlet tarafından ödeneceğini defalarca söyledik. Bir kez daha söylüyoruz.”
AMASYA ŞEKER FABRİKASI İÇİN UYGUN KOŞULLU FİNANSMAN TALEBİ
Amasya Şeker Fabrikası’nın ekonomik sorunlarına ve üretimin devamlılığına ilişkin kaygılara dikkat çeken Sarıbal, fabrikanın bölge çiftçisi, işçiler ve pancara dayalı üretim zinciri için taşıdığı önemi vurguladı.
Şeker fabrikalarının üreticiye pazar sağladığını, istihdam yarattığını ve bölgesel ekonomiyi ayakta tuttuğunu belirten Sarıbal, Amasya’daki kooperatif yapısının uzun vadeli, düşük faizli krediyle desteklenmesini istedi. Pancar alımının ve üretimin kesintisiz sürdürülmesi için Türkşeker ile ilgili bakanlıkları sorumluluk almaya çağırdı.
“Şeker fabrikaları halkındır” diyen Sarıbal, fabrikaların geleceğine ilişkin tutumunu “Kapatılamaz. Üretimi durdurulamaz” sözleriyle ortaya koydu.
Sarıbal, CHP milletvekillerinin Amasya’ya giderek Pankobirlik, fabrika yönetimi ve ziraat odalarıyla görüşeceğini, yapılacak çalışmanın sonuçlarını bir raporla kamuoyuna açıklayacağını da bildirdi.
ZEYTİNDE ÜRETİM BEKLENTİSİ YÜKSEK, ÇİFTÇİNİN KAZANCI DÜŞÜK
Türkiye’nin zeytin ağacı varlığının yaklaşık 211 milyona ulaştığını, 2026 için 3,5 milyon tonun üzerinde zeytin üretimi beklendiğini hatırlatan Sarıbal, üretimdeki gelişmenin çiftçinin gelirini koruyan politikalarla tamamlanması gerektiğini söyledi.
Hasat döneminde düşük alım fiyatlarının üreticiyi zorladığını belirten Sarıbal, mazot, gübre, ilaç, bakım ve işçilik giderleri karşısında çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını vurguladı.
Zeytinyağı ihracatındaki kayıpları da gündeme getiren Sarıbal’ın paylaştığı karşılaştırmaya göre, 1 Kasım 2025–30 Eylül 2026 döneminde ihracat, önceki sezonun aynı 11 aylık dönemine göre 49 bin 159 tondan 19 bin 707 tona geriledi. İhracat geliri ise 243 milyon 870 bin dolardan 105 milyon 685 bin dolara düştü. Böylece miktarda yaklaşık yüzde 60, gelirde yüzde 57 kayıp yaşandı.
İhracatta değişen kararları ve kısıtlamaları eleştiren Sarıbal, üreticinin uluslararası rekabete karşı yalnız bırakılamayacağını belirterek “Rekabeti ekonomi politikaları yapar” dedi.
Marmarabirlik, TARİŞ ve Tarım Kredi’nin alım kapasitesinin finansmanla güçlendirilmesini isteyen Sarıbal, üreticinin ürününü değerinde satabilmesi için tutarlı bir üretim, iç tüketim ve ihracat politikası gerektiğini söyledi.
NARENCİYEDE KAMU ALIMI VE İHRACAT DESTEĞİ ÇAĞRISI
Narenciyede 2026 yılı üretiminin yaklaşık 7,3 milyon ton olmasının beklendiğini belirten Sarıbal, hasat döneminde üreticinin düşük fiyatlar ve pazarlama sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Özellikle limonda ürünün dalındaki fiyatının, üretim ve hasat giderleri karşısında yetersiz kaldığını vurguladı.
Savaşların, dış pazarlardaki sorunların, akaryakıt ve nakliye maliyetlerinin yükünün çiftçiye bırakılamayacağını belirten Sarıbal, ihracat olanaklarının geliştirilmesini ve taşıma giderlerine destek verilmesini istedi.
İç tüketimin artırılması için kamu kurumlarının harekete geçmesi gerektiğini söyleyen Sarıbal; okullar, kamu yemekhaneleri, belediyeler ve kooperatifler aracılığıyla alım yapılmasını, öğrencilere meyve dağıtılmasını önerdi. “Okullara dağıtılsın” çağrısında bulunan Sarıbal, narenciyenin gıda sanayisinde değerlendirilmesi ve tüketimini teşvik eden çalışmalar yürütülmesi gerektiğini de ifade etti.
Üreticiden tüketiciye uzanan zincirin denetlenmesini isteyen Sarıbal, çiftçinin ürününü değerinde satmasını ve yurttaşın uygun fiyatla gıdaya ulaşmasını sağlayacak politikaların birlikte uygulanması gerektiğini vurguladı. Mazot, gübre ve diğer girdilerde desteğin artırılmasını isteyen Sarıbal, üreticinin “Üretiyoruz, zarar etmemeliyiz” talebine karşılık verilmesi için ilgili bakanlıkları göreve çağırdı.
07.03.2023
07.03.2023
23.01.2023
20.01.2023
05.12.2022
05.12.2022
05.12.2022